Seyreyle güzel Kudret-i Mevlâ neler eyler
Allah’a sığın, Adl-i Taalâ neler eyler
Canan’a gönül vereli ben candan usandım
Hem düşeliden derdime dermandan usandım
Suları şikest, meyleri kalp Hazreti Hak’tan
Bir ane değin ettiğim isyandan usandım
Meyl eylemezem gayrisine tevbeler olsun
Bu ane değin ettiğim isyandan usandım
Pervane gibi yanmağı ister deli gönlüm
Her şam-u seher ah ile efgandan usandım
Kalmadı firak giryesine sonra mecalim
Vuslat dilerem Yâr’ime hicrandan usandım
Işk ile enes oldı gönül geçdi sivadan
Ben sohbet-i nas ülfet-i yârandan usandım
Çün zerre vefa bulmadım ihvan-ı zemandan
Şol yüzleri dost özleri düşmandan usandım
Vird edeyim İsmi’n hemen Hayret-i Hakk’ın
Kesret ile ünsiyet-i insandan usandım
Kuddûsî’ye vahşet golüben cümle sivadan
Der her ne ki ağyar var ise andan usandım
Allah’a sığın, Adl-i Taalâ neler eyler
Canan’a gönül vereli ben candan usandım
Hem düşeliden derdime dermandan usandım
Suları şikest, meyleri kalp Hazreti Hak’tan
Bir ane değin ettiğim isyandan usandım
Meyl eylemezem gayrisine tevbeler olsun
Bu ane değin ettiğim isyandan usandım
Pervane gibi yanmağı ister deli gönlüm
Her şam-u seher ah ile efgandan usandım
Kalmadı firak giryesine sonra mecalim
Vuslat dilerem Yâr’ime hicrandan usandım
Işk ile enes oldı gönül geçdi sivadan
Ben sohbet-i nas ülfet-i yârandan usandım
Çün zerre vefa bulmadım ihvan-ı zemandan
Şol yüzleri dost özleri düşmandan usandım
Vird edeyim İsmi’n hemen Hayret-i Hakk’ın
Kesret ile ünsiyet-i insandan usandım
Kuddûsî’ye vahşet golüben cümle sivadan
Der her ne ki ağyar var ise andan usandım
____________
BİLİNMEYEN KELİMELER
Şikest: Kırılmış, kırık, kırma, kırılma, yenilmiş, mağlubiyet
Mey: Şarap, bâde, hamr
Şam: Akşam
Girye: Ağlama, gözyaşı dökme
Firak: Ayrılık
Vuslat: Kavuşma, buluşma
Hicran: İç acısı, ayrılık, keder
Enes: Ünsiyet, tutkun, bağlı,
Siva: Masiva, başka, gayri,
Sohbet-i nas: İnsanlarla sohbet
Ülfet-i yârandan: Dost görüşmesi
Kesret: Çokluk, sıklık, bir şeyin ekserisi ve muazzamı, bolluk
Şikest: Kırılmış, kırık, kırma, kırılma, yenilmiş, mağlubiyet
Mey: Şarap, bâde, hamr
Şam: Akşam
Girye: Ağlama, gözyaşı dökme
Firak: Ayrılık
Vuslat: Kavuşma, buluşma
Hicran: İç acısı, ayrılık, keder
Enes: Ünsiyet, tutkun, bağlı,
Siva: Masiva, başka, gayri,
Sohbet-i nas: İnsanlarla sohbet
Ülfet-i yârandan: Dost görüşmesi
Kesret: Çokluk, sıklık, bir şeyin ekserisi ve muazzamı, bolluk
____________ _________ _________ _________ _________ ______
(Seyreyle güzel, Mevlâ’nın kudreti neler eyler / Allah’a sığın, yüce (İlâhî) adalet neler eyler… )
(Sevgili’ye gönül vereli ben candan usandım / Derdime düştükten (beri) dermandan usandım.)
(Suları bozulmuş, içtikleri kalp; Hazreti Hakk’a / Bir an dahi ettiğim isyandan usandım.)
(Yönelmem başkasına tevbeler olsun / Bu ana kadar ettiğim isyandan usandım.)
(Deli gönül pervane gibi yanmayı ister / Sabah ve akşam ah ile inlemeden usandım.)
(Ayrılık gözyaşı dökmeye mecalim kalmadı / Yârime kavuşma dilerim; iç acısından usandım.)
(Gönül âşk ile tutkun oldu; gayrisinden geçti / Ben insan sohbetinden dost görüşmesinden usandım.)
(Çünkü zamane insanlarından zerre vefa bulamadım / Yüzleri dost, özleri (içleri) düşmandan usandım.)
(Kudretine hayret kaldığım Hakk’ın ismini anayım / Çokluk ile insanlarla görüşmekten usandım.)
(Kuddû'sî’ye (Hak’tan) gayrisi vahşet görünerek / Kuddû'sî der ki: ‘Her ne var ise ondan usandım.’ )
Şairi, Alvarlı Efe Hazretleri olarak da bilinen Hace Muhammed Lutfi'dir.HULASATÜ'L-HAKAYIK ve MEKTUBAT'I HACE MUHAMMED LUTFİ adlı tüm eserlerinin bulunduğu, Alvarlı Efe Hazretleri İlim ve Sosyal Hizmetler Vakfı tarafından hazırlanan kitapta sayfa 166’da, 100 numaralı gazeldir. Ayrıca yine 2006 yılında Hüseyin Kutlu tarafından hazırlanan HACE MUHAMMED LUTFİ (EFE HAZRETLERİ)HAYATI ŞAHSİYETİ ve ESERLERİ adlı kitapta da sayfa 162'da bestesiyle beraber yer almaktadır...'





0 Yorum