Bir kır düğününde,
Telli duvaklı bir veda biçerken kendime
Nefesine yakalandı kayıp çocukluğum.
Mavi önlüğümle kapatmaya çalıştıkça kirli yüzümü,
Ayyuka çıkarıldı
Avuç içlerimde saklı kısır topraklarım.
Kendi içimde nüfuzsuz kaldım.
Saklı sandığım yerden açığa çıkarıldım.
Bir duanun içinde yanarken
Karasal bir cümlede ıslak dudaklarıma kapandım.
Deniz tuzunda saklı sanırken sığlığımı,
Gözyaşımın tuzunda sakladım sevdaya açık yaralarımı.
Bir peçeyle örtsem de gözlerimi
Yüzümden çaresizce utangaçlığım sızıyordu
Ve saklayamıyordum zorba gençliğimin
Eylemsiz kalan fiillerini.
Beraatimi beklerken geçmişimden
İnfazımı alıyordum unutulmuşlarımdan.
Ölümü öldüremediğim gün
Bir rol çaldım hayat sahnesinden
Acıya biat edip
Bir kuşluk vakti selaya durdu cesedim.
Geceydi..
Ve sessizdi herşey.
İçeriği sadeleştirilmiş bir romanın
En anlamlı cümlesinden düştü gözlerin gözlerime.
Hayatınla sevdalandım.
Sevdanla hayatlandım.
Uçurumlarıma,
Tenhalığıma kalabalık oldun.
Suskunluğuma binlerce harf ile doğdun.
Saçlarından geçtim körpe bahçelere.
Öbek öbek filizlendi cesedim.
Köklerime can suyu diye
Harflerini istifledin öznelerime.
Her nefesimde,
Saklı Cennetler keşfediyordun gözlerimde.
Derinliği alınmış mavilerde
Karasal yüreğime kulaç atmayı öğretiyordun.
Bir yandan da,
Sevdayı yaşıyorduk.
Mavinin en derin yerinde
Morglardan ayıkladığımız her bir cümleye
İlmek ilmek hayatı yüklüyorduk
Onca yükü taşımayan her bir aşkın tabutuna
Omuz veriyorduk sonra.
Uzayıp giden ayrılık mezarını gördükçe,
Seccade aramadan,
Olduğu yerde
Varlığımızın şükrüne duruyordu alnımız.
Ayrı ayrı gökyüzünden nasiplense de gözlerimiz,
Aynı yola çıkıyorduk istikametlerimiz.
Sen sevda yolundan koşarken bana,
Ben tali bir yoldan çıkıyordum yüreğine.
Vakit gece bak.
Tek bir sokak lambasını bırak
Denize kıyısı olan.
Kapat tüm sesleri.
Dudaklarında ıslanan bir şarkıyla gel
Nefesimin kanına karıştığı yere.
Ve yıldızları şahit bil dansımıza.
Ürkek yüreğim,
Adımlarının ritmine ayak uyduramasa da
Beni yüreğinin en sevdalı yanında
Hayata bağışla.
Ve de usulca öpüver yüreğimi
Islak dudaklarınla.
“ Şehrine uğramadığıma aldanma.
Attığın her adımın ötesinde
Ben varım şehrinin sokaklarında “
Telli duvaklı bir veda biçerken kendime
Nefesine yakalandı kayıp çocukluğum.
Mavi önlüğümle kapatmaya çalıştıkça kirli yüzümü,
Ayyuka çıkarıldı
Avuç içlerimde saklı kısır topraklarım.
Kendi içimde nüfuzsuz kaldım.
Saklı sandığım yerden açığa çıkarıldım.
Bir duanun içinde yanarken
Karasal bir cümlede ıslak dudaklarıma kapandım.
Deniz tuzunda saklı sanırken sığlığımı,
Gözyaşımın tuzunda sakladım sevdaya açık yaralarımı.
Bir peçeyle örtsem de gözlerimi
Yüzümden çaresizce utangaçlığım sızıyordu
Ve saklayamıyordum zorba gençliğimin
Eylemsiz kalan fiillerini.
Beraatimi beklerken geçmişimden
İnfazımı alıyordum unutulmuşlarımdan.
Ölümü öldüremediğim gün
Bir rol çaldım hayat sahnesinden
Acıya biat edip
Bir kuşluk vakti selaya durdu cesedim.
Geceydi..
Ve sessizdi herşey.
İçeriği sadeleştirilmiş bir romanın
En anlamlı cümlesinden düştü gözlerin gözlerime.
Hayatınla sevdalandım.
Sevdanla hayatlandım.
Uçurumlarıma,
Tenhalığıma kalabalık oldun.
Suskunluğuma binlerce harf ile doğdun.
Saçlarından geçtim körpe bahçelere.
Öbek öbek filizlendi cesedim.
Köklerime can suyu diye
Harflerini istifledin öznelerime.
Her nefesimde,
Saklı Cennetler keşfediyordun gözlerimde.
Derinliği alınmış mavilerde
Karasal yüreğime kulaç atmayı öğretiyordun.
Bir yandan da,
Sevdayı yaşıyorduk.
Mavinin en derin yerinde
Morglardan ayıkladığımız her bir cümleye
İlmek ilmek hayatı yüklüyorduk
Onca yükü taşımayan her bir aşkın tabutuna
Omuz veriyorduk sonra.
Uzayıp giden ayrılık mezarını gördükçe,
Seccade aramadan,
Olduğu yerde
Varlığımızın şükrüne duruyordu alnımız.
Ayrı ayrı gökyüzünden nasiplense de gözlerimiz,
Aynı yola çıkıyorduk istikametlerimiz.
Sen sevda yolundan koşarken bana,
Ben tali bir yoldan çıkıyordum yüreğine.
Vakit gece bak.
Tek bir sokak lambasını bırak
Denize kıyısı olan.
Kapat tüm sesleri.
Dudaklarında ıslanan bir şarkıyla gel
Nefesimin kanına karıştığı yere.
Ve yıldızları şahit bil dansımıza.
Ürkek yüreğim,
Adımlarının ritmine ayak uyduramasa da
Beni yüreğinin en sevdalı yanında
Hayata bağışla.
Ve de usulca öpüver yüreğimi
Islak dudaklarınla.
“ Şehrine uğramadığıma aldanma.
Attığın her adımın ötesinde
Ben varım şehrinin sokaklarında “
20 Şubat 2010
Mavi Bilyeli Adam
İsmail Sarıgene
Bir köse basinda avuç açmak umutlara
Sonra da katmer katmer yanmak acilarla
Hasret yanginlariyla kanka olmak
Ardindan okumak gözlerinden tüm gelecegi
Sevdamin yankisiyla ruhumu acilara gark etmek
Yasamin agirliginin çökmesi omuzlarima
Ve yigilip kalmak bir kaldirim tasina
Ama her seye ragmen umutlu olmak
Gülümseyerek bakmak hayata
Bir çocugun ürkek bakislarinda yakalamak merakiKaynakwh: Kaynakwh:
Kalbini bir zincirle boynuna asabilmek gösteristen uzak
Hayalimdeki sana dokunabilmek gerçeklige inat
Parmak uçlarimdaki hislerin yansimasi yüzüme
Ey içimi yakan günesim
Ne kadar yaklassam sana küle dönerim
Uzaklasirsam senden ayazda kalir yüregim
Sevmek, çok ama çok sevmek
Alip basimi bu sehirden gitmek
Ve seninle bir ömür geçirmek
Hayal mi? Gerçek mi?
Ya umut?
Suskunlugum diz boyu.
Tüm bunlar ne biliyor musun?
Sevmek..sadece sevmek..
Her seyi bir kenara birakip
Tüm acilari uçurumdan atip
Delicesine sevmek..
Bu kadar çok seviyorum demiyorum
Böylesine seviyorum seni diyorum.
Biraz hayat, biraz gerçeklik, biraz ask
Ve en önemlisi vuslat arkasi gelen hüzün
Ortaya çikan ise devasa bir sen.
Seni çok degil kocaman degil
Böylesine seviyorum iste
Masal degil hayatimin ta kendisi
Gelecek göz kirpiyor omuzlarinin üzerinden
Sen hayatsin, hayat da sen.
yorumlarınla hayatlandım / varlığınla yorumlandım :)
yorumların her zamanki gibi seni anlatıyor